27 Nisan 2014 Pazar

Bir boyama bir de kurtarma hikayesi

Merhabalar,
Baharın etkisinden olsa gerek geçtiğimiz hafta renklere takmış durumdaydım. Özellikle neon renkler kafamı oldukça meşgul etti. En azından küçük de olsa neonları kullanabileceğim bir kaç çalışma ile sanırım istediğimden de fazla renklendim.
Kendime bir bileklik ördüm. Demir zincir kolye üzerine tığ ile neon iplerle sık iğneden oluşuyor. Turuncu mavi kolye ise makrome örgüsü. Neon yeşil hastası oğluma da makrome örgüsünden bir bileklik yaptım.



Kumaş boyası denemeleri yaptım; rengimiz bordo... İlk boyanan beyaz kot pantolon olduğundan o tam bordo rengini aldı. Gömlek en son kabın dibinde kalan boyaya batırıldığından pembe ve aslında en güzel renk oldu. Boyayı paketin üzerinde yazdığı gibi kaynatarak uyguladım ama sanırım çok karıştırmadığım için dalgalanmalar oluştu. Ama bu gömlekte hiç dalgalanma yok.






Bu vişne çürüğü rengindeki havlu öncesinde kırık beyazdı. Boyandıktan sonra kendisini bir de dantel fisto ile iyice tanınmayacak hale getirdim.

Boya elime düştüğüne pişman olmuştur herhalde çünkü ne bulduysam içine attım. En son olarak da bu beyaz tül örtüyü boyadım. Zaten naylon olduğundan boyayı hiç üstünde tutmadı ama az da olsa pembeleşti. 

Son olarak da peçete dekupaj yöntemi ile bir konserve kutusu renklendi. O ise bu şimdi bu halde.




Gelelim kurtarma hikayeme. Bloğumu ilk açtığım dönemlerde paylaştığım bir postum vardı. Kısaca fotoğraflayacak olursam aşağıdaki gibi dikmiştim ama hiç giyemedim ve üzerinde oynandıkça daha da kötü olmuştu.



Hatta en son tüm dikişleri söktüğümde ön parçalar da aşağıdaki gibiydi :)))

Ne yaptıysam bir türlü istediğim gibi durmadı üstümde. En son olarak bir ceket kalıbından sadece ön kısmı yeniden keserek diğer parçalara oturttum. İyi ya da kötü en azından çok severek aldığım, çok da para verdiğim kumaşımı kurtarmış oldum. Sonuç aşağıda  :))


Uzun bir süredir yazmayınca biraz fazla birikmiş sanırım, çok uzun oldu bu sefer. 

Bol geri dönüşümlü, bol dikişli günler.....